Kefensizler Mezarlığı

Kefensizler Mezarlığı

“Mezarlığa doğru attığım her bir adımda bacaklarım daha da titriyordu. Ayaklarım hâlâ çıplaktı, ama bu durum umurumda bile değildi. Birkaç dakika sonra mezarlığın içine girmiş bata çıka yoğun bir toprak katmanının üzerinde yürüyordum. O sırada, mezarlığın demir kapısı iki koldan usul usul açılıp kapanmaya başladı. Hareket ettikçe acı çekercesine gıcırdıyordu. Sonra aniden büyük bir gürültüyle kapandı. Korkudan beynim zonkluyordu. Ama kendimi toplamalı ve yapmam gerekeni yapmalıydım. O esnada ayak bileklerimde hissettiğim soğuk bir el, her şeyin sonunun geldiğine işaretti. “

***
Dört astronomi öğrencisi İstanbul’dan Harran’a giderken, terk edilmiş virane bir evde başlarına geleceklerden habersizdir… Seneler önce bu evde ve karşısındaki lanetli mezarlıkta yaşanan korkunç olayları ancak evdeki çekmecede buldukları gizemli bir defterde yazılanları okuyarak öğrenirler. Böylece kendilerini geçmişte saklı kalmış bir kâbusun da içinde bulacaklardır. Onlar için artık tek bir kurtuluş yolu vardır; Kefensizler Mezarlığı’nın sakinleriyle yüzleşmek…


Kitaptan Alıntılar

“Hayatta hiçbir gayesi kalmamış olan insanın durumu, biraz sonra otopsiye girmeyi bekleyen bir cesedin durumundan farksızdır.”
*
“Karanlık gerçekten çok güzeldi. İyiyi de saklıyordu, kötüyü de...”
*
“Biz insanlar çok iyi biliyoruz ki yaşanmış ve bitmiş olan zaman, en az mezarlıkta yatan ölüler kadar cansızdır.”
*
“Umarım yıllar sonra kefensiz, cansız ve çıplak bir ölü yığını hâline geldiğimde dahi hakkınızdaki bu düşüncelerim aynı kalır... Ve yine umarım, o hâlde sizlere bir zararım olmaz.
Umarım...”
*
“Ölülerden değil, siz asıl dirilerden korkun!”

Satış Noktaları

Ara