skip to Main Content
Mervin – Esaretten Kurtuluş 2

Mervin – Esaretten Kurtuluş 2

“Sevgili Mervin! Şimdi hayatta mısın, bilmiyorum.

Bu satırları okuyorsan yaşıyorsun demektir. Senden hiç haber alamayışım umudumu azaltıyor.

Defterini bırakmakla büyük bir sorumluluk yükledin omuzlarıma. Okuduktan sonra sana olan sevgim hayranlıkla birleşti.

Haklısın, bu ibretlerle dolu hayatı herkes bilmeli.

Hikâyeni hem yaşıyor hem de anlatıyorsun kitapta.

Hayatta dostumdun, bu eserde kahramanım oldun, ömrünün her yılı asra bedel bir kahraman!”

Mervin – Esaretten Kurtuluş 2

Kitaptan Alıntılar

İnsanlar ölümü çirkin görürler. Fakat ölümden beter haller vardır. Bir savaş sonrasını yaşamayanlar bunu bilemeyebilirler. Nitekim daha önce ben de bilmiyormuşum.
...
Görüyorsun ya, savaş her bakımdan kötü. Mutlaka engellenmeli. İnsanlar ellerine fırsat geçti mi zalimlik edebiliyorlar. En iyisi, her yere barışın hâkim olması. Bence var gücümüzle bunun için çaba harcamalıyız. Kan, kanla yıkanmaz.
...
Davullar çalındı mı keman sesi duyulmaz olur.
...
“Jürgen” dedim, “Yeninin inşası için eskinin yıkılması gerekiyordu. Nazi karabasanından kurtuldu bu millet. Tarih bize yeni bir imkân sundu. Hiç endişe etme, her şey güzel olacak. Biz varız, acılı olaylardan dersini alan yepyeni bir nesil...”
...
Yeryüzü cehenneminden kurtulmuş fakat kendi içindeki cehennemden kurtulamamıştı Otto.
...
Hayatın bazı anları vardır. Özel anlardır bunlar. Sınırlar silinir... Kabuklar kırılır... Dumanlar dağılır... Gerçekler ışıldar... Bir eşiktedir insan. Büyük kararlar verme zamanı gelmiştir. Bu hali yaşayan insanlar ikiye ayrılırlar. Bir kısmı korkar ve duraklar. Bir kısmı hayatının en önemli kararını verir... Ben, karar veren kısımdandım anlaşılan.
...
“Ah Mervin, seni baştan beri sevdim ben. Bir süre geldin, kendini sevdirdin, sonra kayboldun. Bekledim, hep bekledim. Sonra yine geldin. Bana dünyaları getirdin her gelişinde. İçimde bir kuş çırpınıyordu sana uçmak için. Sana söyleyemedim. Senin söylemeni bekledim durdum. Seni mutlu etmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım” dedi.
...
Birlikte çay içtik. Kitabın devamını okumak için sabırsızlanıyordum. Çayım biter bitmez okuma salonuna döndüm. Kitabın kalan kısmını da okumaya başladım. Kitap bittikten sonra bazı önemli kısımları bir daha, bir daha, bir daha okudum. İçim kıpır kıpırdı. Kalbimden dilime yükselen o eşsiz ismi söyledim: “Allah!”
...
Küçük yaşta annesiz kalan bir çocuk asla büyüyemiyor, anlamıyor musun?
...
Hayır baba, yanılıyorsun! Ben büyüdüm. Ben bir seçim yaptım. Şeytana kölelikten şimdi kurtuldum. Beni azarlama, beni ezme, beni incitme, yeteri kadar incindim zaten. Bir ömür sevmeni bekledim beni. Evet, besledin, büyüttün, ne istediysem verdin ama kendini vermedin bana. Seninleydim ama sensiz büyüdüm. Bedenimi giydirdin ama ruhumu açıkta bıraktın. Ruhum üşüdü baba, sarılıp da ısıtmadın. Ne zaman uzatsam havada kaldı elim. İlle de tepemize bomba mı düşmesi gerekiyordu elimi tutman için? Görmüyor musun? Hissetmiyor musun? İçimde bir çocuk var hâlâ... Küçük yaşta annesiz kalan bir çocuk asla büyüyemiyor, anlamıyor musun? Sev onu, başını okşa, elinden tut. En zor zamanlarında yapmadın, hiç olmazsa şimdi yap bunu. Evden ayrılırken, bir umuda yürürken, belki de bir daha görüşememe ihtimalini düşünerek...

Satış Noktaları

Back To Top