Uyku Kaçıran (Sert Kapak)

Uyku Kaçıran (Sert Kapak)

Madam’ı ilk tanıdığımda, üniversiteyi yeni kazanmıştım.

Öğrenciliğimin tuhaf günleri bu gökdelenli şehrin kalabalık ve işlek semtlerinden birinde tuttuğum evin sahibiyle tanışmamla başladı.

Apartman tarihi bir hanın içerisindeydi.

Ev sahibim olan Madam da bu apartmanın çatı katında oturmasına rağmen onu hiç görmemiştim.

Kirayı her ay bir zarfın içine koyup kapısının altından atmam istenmişti.

Madam’la karşılaştığım o geceyi hiç unutamıyorum. Kapısının altından hafif bir ışık sızıyordu. Tam eğilip elimdeki zarfı atacağım sırada bir gıcırtıyla kapı aralandı. Adeta ödüm patlamıştı.

İçeriden solgun bir ışık, içime karlı bir ormanda yalnız kalmak korkusu düşüren bir müzik, nemli ve tuhaf bir koku geliyordu.

Sessizce yaklaşıp içeriye baktım.

Gıcırdayan yer tahtalarının sesleri eşliğinde soluk ışığın sızdığı odaya girdim.

İşte benim tuhaf hikâyem o gece başladı…


Kitaptan Alıntılar

Madam’ı ilk tanıdığımda, üniversiteyi yeni kazanmıştım. Öğrenciliğimin tuhaf günleri bu gökdelenli şehrin kalabalık ve işlek semtlerinden birinde tuttuğum evin sahibiyle tanışmamla başladı.
Apartman tarihi bir hanın içerisindeydi. Sokaktan hanın içerisine doğru uzanan sıra sıra dükkânların sesleri pencerelerden içeri doluyordu.
Ev sahibimi hiç görmemiştim. Evi internetten bulup beğenmiş, ev sahibinin avukatıyla sadece birkaç kere mailleşmiştim. Adını soyadını, telefon numarasını bile bilmiyordum. Avukatı, her ay başında kirayı zarfın içine koyup kapının altından atmamı rica ettiğinde, önce şaşırmış fakat sonra çok meşgul veya kiracılarıyla muhatap olmaktan hiç hoşlanmayan biri olduğuna kanaat getirmiştim.
Eve ilk taşındığım gün, depozitoyu ve ilk kiramı zarfa koyup kapının altından attım. Aynı apartmanda olduğumuz için elbet karşılaşır, tanışırız diye düşünüyordum.
Buraların yeni sakiniydim. Komşuların arasına karışmalıyım düşüncesiyle, karşılaştığım komşularıma her zaman selam verirdim. Hepsini tanıyordum. Fakat tanışmadığım tek kişi vardı, o da ev sahibimdi.
Okula gidip geldiğim sürece apartmanda oturan herkesle karşılaşmama rağmen onunla bir türlü denk gelmiyordum.
Herkes ondan ‘Madam’ diye bahsediyor, kendisinin hiç dışarı çıkmadığını, hep evinde oturduğunu söylüyordu.
Vücuduna göre bol ve geniş kıyafetler giyen, konuşmaktan pek hoşlanmayan, ilk bakışta görüntüsü insanı ürküten kapıcımız, Madam’ın alışverişini yapıyor, onun yazıp kapının altından attığı siparişlerini yine kapının önüne bırakıyordu.
Anlaşılan, düşündüğümden de garip bir ev sahibim vardı. İlk başlarda bunu çok önemsemedim. Her ay kirayı kapının altından atıyor, Madam’la tek kelime etmeden daireme geri dönüyordum.
İkinci dönem başladığında, ailem maddi sorunları nedeniyle bana yeteri kadar para gönderemediler.
O ay, kirayı verebilecek durumum yoktu. Bunu ev sahibimle yüz yüze konuşmak istiyordum. Ama avukatı, kapısını asla çalmamam konusunda beni sıkı sıkı tembihlemişti.
Durumumu anlatan

Satış Noktaları

Kitap Hakkında Haberler

Ara